Bugünkü konuğum Uzman Klinik Psikolog **Damla Alkoç**. 🌿
Bu bölümde belki de hepimizin hayatının bir döneminde kendine sorduğu çok önemli bir sorunun peşine düşüyoruz: *Gerçekten sürekli mutlu olmak zorunda mıyız?*
Günümüzde bize sürekli daha mutlu, daha pozitif, daha güçlü olmamız gerektiği söyleniyor. Peki mutsuzluk, üzüntü, öfke ve hayal kırıklığı da hayatın doğal bir parçasıysa? Mutluluğu bu kadar çok aramak, bazen bizi daha da mutsuz ediyor olabilir mi?
Damla Alkoç ile mutluluk ve huzur arasındaki farkı, **kendimizi neden sevemediğimizi**, değersizlik ve yetersizlik duygularının nereden geldiğini ve çocuklukta anne-babamızla kurduğumuz ilişkinin yetişkinlik hayatımıza nasıl yansıdığını konuştuk.
Özellikle hayatımız boyunca kendimizi kanıtlama ihtiyacımızın, kabul görme arayışımızın ve bilinç dışımızda taşıdığımız bazı inançların kökenlerine indik.
Bir başka önemli konumuz ise *sınır koymak* oldu. Başkalarına karşı hassas ve empatik olmak nerede sağlıklı, nereden sonra kendimizden vazgeçmeye dönüşüyor? Herkese yardım etmeye çalışırken aslında kendimizi tüketiyor olabilir miyiz?
Ayrıca son yıllarda çok konuşulan *ThetaHealing ve yeni nesil farkındalık/terapi yöntemlerini* klinik psikoloji açısından değerlendirdik. Bilimsel psikoterapinin önemini, travmaların neden katman katman ele alınması gerektiğini ve terapi sürecinde bilinç dışının nasıl çalışıldığını konuştuk.
Ve tabii ki son yıllarda adını çok sık duyduğumuz **EMDR terapisi**… Travmalar, anksiyete, sosyal fobi ve geçmişte yaşadığımız zor deneyimler beynimizde nasıl işleniyor? EMDR bu süreçte nasıl kullanılıyor? Yas yaşarken ne zaman profesyonel destek almalıyız?
Bu sohbetten benim aklımda kalan en önemli şeylerden biri şu oldu: *Belki de hayatın amacı sürekli mutlu olmak değil; yaşadığımız her duyguyu kabul edebilecek bir iç dengeye ulaşabilmek.* ✨
Umarım siz de bu sohbetten kendi hayatınıza dair yeni farkındalıklarla ayrılırsınız. 💫
⏱️ *BÖLÜMLER*
00:00 – Mutlu olmak zorunda mıyız?
04:49 – Mutluluk mu, huzur mu?
09:06 – İnsan neden kendini sevemez?
16:06 – Kendini kanıtlama ve kabul görme ihtiyacı
28:31 – Empati kurarken kendimizi tüketiyor muyuz?
37:21 – Farkındalık, vicdan ve sorumluluk
44:54 – ThetaHealing ve yeni nesil yöntemlere psikolog gözüyle bakış
54:00 – Çocukluk travmaları ve terapi süreci
57:06 – EMDR nedir, nasıl çalışır?
01:00:00 – Travma, anksiyete ve sosyal fobide EMDR
01:05:13 – Sürekli mutluluğu aramayı bırakmalı mıyız?
💬 *Sizce insanın hedefi mutlu olmak mı, yoksa huzurlu ve dengede kalabilmek mi?* Yorumlarda düşüncelerinizi benimle paylaşmayı unutmayın.
Videoyu beğendiyseniz beğenmeyi, kanalıma abone olmayı ve yeni bölümlerden haberdar olmak için bildirimleri açmayı unutmayın. ❤️
Sevgiyle,
*Şebnem Sungur*
Bugünkü konuğum Uzman Klinik Psikolog **Damla Alkoç**. 🌿
Bu bölümde belki de hepimizin hayatının bir döneminde kendine sorduğu çok önemli bir sorunun peşine düşüyoruz: *Gerçekten sürekli mutlu olmak zorunda mıyız?*
Günümüzde bize sürekli daha mutlu, daha pozitif, daha güçlü olmamız gerektiği söyleniyor. Peki mutsuzluk, üzüntü, öfke ve hayal kırıklığı da hayatın doğal bir parçasıysa? Mutluluğu bu kadar çok aramak, bazen bizi daha da mutsuz ediyor olabilir mi?
Damla Alkoç ile mutluluk ve huzur arasındaki farkı, **kendimizi neden sevemediğimizi**, değersizlik ve yetersizlik duygularının nereden geldiğini ve çocuklukta anne-babamızla kurduğumuz ilişkinin yetişkinlik hayatımıza nasıl yansıdığını konuştuk.
Özellikle hayatımız boyunca kendimizi kanıtlama ihtiyacımızın, kabul görme arayışımızın ve bilinç dışımızda taşıdığımız bazı inançların kökenlerine indik.
Bir başka önemli konumuz ise *sınır koymak* oldu. Başkalarına karşı hassas ve empatik olmak nerede sağlıklı, nereden sonra kendimizden vazgeçmeye dönüşüyor? Herkese yardım etmeye çalışırken aslında kendimizi tüketiyor olabilir miyiz?
Ayrıca son yıllarda çok konuşulan *ThetaHealing ve yeni nesil farkındalık/terapi yöntemlerini* klinik psikoloji açısından değerlendirdik. Bilimsel psikoterapinin önemini, travmaların neden katman katman ele alınması gerektiğini ve terapi sürecinde bilinç dışının nasıl çalışıldığını konuştuk.
Ve tabii ki son yıllarda adını çok sık duyduğumuz **EMDR terapisi**… Travmalar, anksiyete, sosyal fobi ve geçmişte yaşadığımız zor deneyimler beynimizde nasıl işleniyor? EMDR bu süreçte nasıl kullanılıyor? Yas yaşarken ne zaman profesyonel destek almalıyız?
Bu sohbetten benim aklımda kalan en önemli şeylerden biri şu oldu: *Belki de hayatın amacı sürekli mutlu olmak değil; yaşadığımız her duyguyu kabul edebilecek bir iç dengeye ulaşabilmek.* ✨
Umarım siz de bu sohbetten kendi hayatınıza dair yeni farkındalıklarla ayrılırsınız. 💫
⏱️ *BÖLÜMLER*
00:00 – Mutlu olmak zorunda mıyız?
04:49 – Mutluluk mu, huzur mu?
09:06 – İnsan neden kendini sevemez?
16:06 – Kendini kanıtlama ve kabul görme ihtiyacı
28:31 – Empati kurarken kendimizi tüketiyor muyuz?
37:21 – Farkındalık, vicdan ve sorumluluk
44:54 – ThetaHealing ve yeni nesil yöntemlere psikolog gözüyle bakış
54:00 – Çocukluk travmaları ve terapi süreci
57:06 – EMDR nedir, nasıl çalışır?
01:00:00 – Travma, anksiyete ve sosyal fobide EMDR
01:05:13 – Sürekli mutluluğu aramayı bırakmalı mıyız?
💬 *Sizce insanın hedefi mutlu olmak mı, yoksa huzurlu ve dengede kalabilmek mi?* Yorumlarda düşüncelerinizi benimle paylaşmayı unutmayın.
Videoyu beğendiyseniz beğenmeyi, kanalıma abone olmayı ve yeni bölümlerden haberdar olmak için bildirimleri açmayı unutmayın. ❤️
Sevgiyle,
*Şebnem Sungur*
Bizleri , bu güzel değişiklikle nasıl mutlı ve huzurlu kıldınız bizi böyle. .🎀🌹🌺🌸
Damla hanımın bu kadar yetkin, oluşu garip bırakılmış, bu zamanlarda hüzünlü, mutsuz, huzursuz hale getirilen güzel ülkemde bizleri böylesi, donanımlı, yetkin bir isimle karşılaştırmak bizlerde devasa bir umutla, huzuru, derin nefes alır gibi rahatlatıyor..
Biliyorum, şimdi böyle ama yarın gelişecek yeni kötülüklere yine uyanıp, hayıflanacağız..
Ben de sokaktaki partilerimizin hep yanındayım.. Çok nadir sokağa çıkarken, gördüğüm yavruyu o gün hemen, ve evime alıp güçlenip sokağa geri bırakmak üzere , bir sonrasında sokakta 2 kardeş yavru kedi yine..
Aynı işlemler ve evim yine..!
Derken 4 yavru gelişip güçlendi ve evin çocukları olarak kaldılar..
Minicik bir emekli maaşımla inanın "hiç yetmeyecek maddi durumum.. " derken bir de bakıyorum, olmuş gitmiş..!
Bir defa benden öncelikli ler bakım, beslenme, sağlık konusunda dördü de..!
Oluyor, oluyor inanın oluyor.. İnsanları izlerken, insanlardan vazgeçtim, sokaktaki ağaçları sulayarak , hayvancıklara adadım kendimi..
Saysam 4 tane dost diyebileceğim sağlamlıkta arkadaşım çıkar.. Ama patiler deyince yüzlerce,binlerce....😂 ❤
Müthiş huzur evimde sürekli onlarla meşgulüm ve onlarca yıllardır bu durum hep böyle sürüp gider..
1991 yılında İrak krizinde ilk kez TV lerde izlediğimiz savaştan ötürü bombalanan petrol depolarında petrole bulanıp, yürüyemeyen kelaynaklar etkilemişti beni.. !
Ve hayvanlarımızı koşulsuz yaşamıma aldım böylece..
O zamana kadar hep yoksul, muhtaç insanlara idi tüm çabalarım..
Şimdi kısmen sadece küçük kız çocuklarının okul gereksinimleriyle ilgiliyim, , bunun dışında hep hayvancıklarım var hayatımda.. Komşumun bahçesinde beni görünce heyecanlanıp, şenlenecek peşimsıra arkamda dolaşan, her defasında pazardan aldığım marulu sevinçle ve iştahla elimden yiyen kaplumbağa..!
Yani bu güzelliklerle işte benim yaşam seçimim ve iyi ki böyleyim..
Çok teşekkürler, Damla hanım ve sizi tüm sevincimle kucakladığımı bilmelisiniz.. Bizler iyi ki varız..❤❤❤ 🎉🎉🎉