Bu hafta Lex Historiae'de, Musikî İnkılâbı'nı inceliyoruz. Serinin ikinci videosu, Türkiye'de müzik alanında Batılılaşmanın kökenlerini ele alıyor.
KANALIMIZA ABONE OLMAYI, VİDEOLARI BEĞENMEYİ/PAYLAŞMAYI, KATIL TUŞUNA BASMAYI UNUTMAYINIZ.
Kitabımız "Milli İrade"ye ulaşmak için link;
https://www.kitapyurdu.com/kitap/mill...
Spotify Adresimiz:
https://open.spotify.com/show/0tngBdZ...
Twitter ;
@mustafamedhi
Soru, görüş ve önerileriniz için;
lexhistoriae@gmail.com
Kısa Kaynakça/Hızlı İleri Okuma:
-Güneş Ayas, Musiki İnkılabı’nın Sosyolojisi, İthaki Yayınları, İstanbul, 2020
-Cem Behar, Aşk Olmayınca Meşk Olmaz, Geleneksel Osmanlı / Türk Müziğinde Öğretim ve İntikal, YKY, 2019
-Zafer Toprak, “Türk Müziği, Ziya Gökalp ve Mahmut Ragıp Gazimihal,”
Darülelhan Mecmuası, sayı 9, Güz 2017, s. 27-36.
-Yrd. Doç. Dr. Bilen IŞIKTAŞ, SENTEZ ARAYIŞLARIYLA GEÇEN TARİHSEL BİR MÜZİKOLOJİK TARTIŞMA: CUMHURİYET DÖNEMİNDE MİLLİ MÜZİK İNŞASI, Cilt: 2, Sayı: 2, Haziran-Temmuz / Yaz / 2017
-FAZLI ARSLAN, ERKEN CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK MÛSÎKÎSİ SİYASETİNDE NECİP ASIM, DOĞU ARAŞTIRMALARI 3, 2009/1
-Murat Bardakçı, Safiye
Bu hafta Lex Historiae'de, Musikî İnkılâbı'nı inceliyoruz. Serinin ikinci videosu, Türkiye'de müzik alanında Batılılaşmanın kökenlerini ele alıyor.
KANALIMIZA ABONE OLMAYI, VİDEOLARI BEĞENMEYİ/PAYLAŞMAYI, KATIL TUŞUNA BASMAYI UNUTMAYINIZ.
Kitabımız "Milli İrade"ye ulaşmak için link;
https://www.kitapyurdu.com/kitap/mill...
Spotify Adresimiz:
https://open.spotify.com/show/0tngBdZ...
Twitter ;
@mustafamedhi
Soru, görüş ve önerileriniz için;
lexhistoriae@gmail.com
Kısa Kaynakça/Hızlı İleri Okuma:
-Güneş Ayas, Musiki İnkılabı’nın Sosyolojisi, İthaki Yayınları, İstanbul, 2020
-Cem Behar, Aşk Olmayınca Meşk Olmaz, Geleneksel Osmanlı / Türk Müziğinde Öğretim ve İntikal, YKY, 2019
-Zafer Toprak, “Türk Müziği, Ziya Gökalp ve Mahmut Ragıp Gazimihal,”
Darülelhan Mecmuası, sayı 9, Güz 2017, s. 27-36.
-Yrd. Doç. Dr. Bilen IŞIKTAŞ, SENTEZ ARAYIŞLARIYLA GEÇEN TARİHSEL BİR MÜZİKOLOJİK TARTIŞMA: CUMHURİYET DÖNEMİNDE MİLLİ MÜZİK İNŞASI, Cilt: 2, Sayı: 2, Haziran-Temmuz / Yaz / 2017
-FAZLI ARSLAN, ERKEN CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK MÛSÎKÎSİ SİYASETİNDE NECİP ASIM, DOĞU ARAŞTIRMALARI 3, 2009/1
-Murat Bardakçı, Safiye
Müzik devrimi sırasında sizin bahsettiğiniz keder ve şen şakraklık tartışmaları kafamı oldukça kurcalıyor. Şahsen klasik müziğe baktığım zaman benim gördüğüm bir şen şakraklıktan ziyade duyguların zarif bir şekilde işlenmesidir. Bir klasik müzik eserini ilk defa dinlediğim zaman eser bana kendisini çoğunlukla tamamen açmaz ve tekrar tekrar dinlediğimde algımın daha bir açılmasına ve o ifadelerin daha bir belirgin hale gelmesine şahit olurum ve bu ifadeler çok çeşitlidir. (Daha cahil olduğum zamanlar, Türk müziğinde sadece anlık hitap etmelerden dolayı parçaların duygusal yoğunluğunun aşırı olduğunu düşünürdüm.) Bu zariflik meselesi kafamdan geçerken şen şakraklığın da nereden çıkabileceğini düşündüğümde aklıma popüler müzik geliyor. Evet, klasik müzik sarayda çıktı ve yüzlerce yıl saray müziği olarak kaldı ama romantizm döneminde halka inmesi gerekti ve bu halka iniş sırasında valslerdir polkalardır falan türedi. Sanırım bizim dönemin entelektüelleri, bir popüler müzik aracı olarak klasik müziğe bakıyorlardı. Çünkü onların döneminde bu valsler, polkalar, aryalar popülerdi vs vs. Ama şöyle bir mesele var ki artık 1920lere gelindiğinde popüler müzik anlayışı klasik müzik içinde bir yer olmaktan ziyade daha çok caz gibi ve daha sonraları rock ve pop müzik gibi yerlere kayacaktı ve klasik müzik de daha deneysel bir müzik olarak işlenmeye başlayacaktı.
Klasik müziğin 20. yüzyılı bir geçiş dönemidir. Modern klasik müzik tonal, herkesin kulağını hitap eden tonlardan ziyade atonal tonlara doğru kayacaktır. Stravinsky 1910'larda çıkıp ilkel ritimsel bir anlayışla modern atonal tonları birleştirecektir. Schoenberg 1920'lerde on iki tonun on ikisinin de daimi bir kullanımda olduğu bir sistem inşa edecektir ve buradan bir serializm akımı başlayıp avangart müziğe doğru bir yol açılacaktır. Bütün bunlar batıda gerçekleşirken bizim, klasik müziği 19. yüzyıl ortalarındaki bir kafayla düşünüp bunun üzerine bir devrim gerçekleştirmeye çalışmamız maalesef zamanının farkında olamamaktır. Nitekim bu böyle olunca klasik müzik icracısı olarak ortaya çıkmış bestecilerimize bakışımız da çok yanlış bir noktada bulunuyor. Bu insanlar batıya müzik eğitimi almak için gönderilip geri döndüklerinde 19.yüzyılın aryalarını valslerini değil modern müzik icra etmeye başlıyorlar. Misal Bartok bir folkroristdir ve folk tınıları eserlerinde işlemiştir ama esasen Stravinsky gibi ilkel ritmik tınıları bir modern atonal müzik inşası için kullanmıştır. Bizim klasik müzik bestecilerimiz de Bartok'tan ilham alıp folk tınılarımızı klasik müziğe entegre etmeye çalışmışlardır ama esasen dönemin modern klasik müziğini yapmışlardır. Dolayısıyla insanımızın klasik müzikle neredeyse hiç karşılaşmamış ya da karşılaşsa bile bu karşılaşmanın valslerden öteye gitmemiş olduğunu düşünürsek, Türk Beşleri'nin bestelediği müzikler bunlara çok yabancı kalacaktır çünkü ancak evrimin son basamağını görme fırsatına şahit olmuşlardır.
Bunlar bir acemi dinleyici olarak görüşlerimdir. Elbette bilgi eksikliğinden hatalı olduğum yerler olacaktır. Bu işte daha yetkin birileri çıkıp eğer olmuşsa hatalarımı seve seve düzeltebilir. Tekrardan video için teşekkür ederim.