Sana oğlum demek beni mutlu ediyor. Çünkü sen artık Türk milletinin oğlu oldun. Ne mutlu Annene ve Babana senin gibi bir evlada sahipler. Gelenekselcilerin arapça okunmasındaki ısrarlarıı şimdi anlıyorum. Oradaki ısrara karşıydım. Ama bu durumu anlayabilmek için, Akademik kariyer yapmak gerekiyor. İyiki varsın sayende bu durumuda öğrenmiş olduk. Fonotik tarafıda çok hayranlık verici.
Şu an 60 yaşındayım. Yüce Rabbimizin Kitabının mealini ilk kırk yaşında iken okumak nasib oldu. Okumaya başladığımda büyük bir merakla ve kendimi sorgulayarak yaşamımda nerelerde yanlış yaptığımı kontrol ederek ilerliyordum. Peygamberlerimizin kıssaları tekrar tekrar anlatılıyordu. Aklımdan o an şu soru geçti. Neden Peygamberlerimizin kıssaları devamlı anlatılıyor? Bunu düşünerek sayfayı okurken." Biz bu kıssaları tekrar tekrar anlatıyoruz, iyice anlayasınız diye"ayetini okudum. Anında beynimden geçen soruya Yüce Allah'ın Kitabında yanıt aldım.Şok oldum. Bundan sonra Kur'an'ı bol bol Türkçe okuyorum. Asıl olan anlamını bilmek ve Kur'an'a göre yaşamak. Arapça ezberlemek orjinalini korur. Anlamını bilmek ve yaşamak bizi Yüce Allah'a güzel kul ve Ahlaklı insan eder.
Osman Polat hoca ve Süleymaniye Vakfı'nı, Akın Karadeniz hocayı anmamak olmaz. Metodik Kur'an okuması, Nebi-Resul farkı gibi devrimsel konuları gündeme getirdiler. Rabb'im; Hüseyin Atay hocaya, Yaşar Nuri hocaya, Hasan Onat hocaya... rahmet etsin, şefkatiyle muamele etsin.
Benim gibi kelime seven insanlar için şu fonetik olaylar kısmındaki bilgiler var ya nasıl bir lezzet veriyor tarif edilemez. Dilsel incelikler o kadar güzel ki…